İster gününde yapılsın ister erkene alınsın.

 

İster gününde yapılsın ister erkene alınsın.

Hatırlarsanız kısa bir süre önce AKP’li 85 milletvekilinin meclise sunduğu torba yasa teklifiyle, ismi belirtilmese dahi şirketlerin güvenilirliği konusunda kamuoyunda ‘tereddüte’ yol açacak nitelikte haberlerin engelleneceği öne sürülmüştü.
Hatırlarsanız kısa bir süre önce AKP’li 85 milletvekilinin meclise sunduğu torba yasa teklifiyle, ismi belirtilmese dahi şirketlerin güvenilirliği konusunda kamuoyunda ‘tereddüte’ yol açacak nitelikte haberlerin engelleneceği öne sürülmüştü. Torba yasadaki bu maddenin dünyada en fazla devlet ihalesi alan 10 şirket arasına da giren ve Türkiye’de ve en çok vergi affı Cengiz Holding, Limak Holding, Kalyon Grup, Kolin Holding ve Makyol Grubuna vatandaşların taktığı ve muhalefette kabul gören beşli çete söyleminin kullanılmasının yasaklaması şeklinde yorumlanmasına sebep olmuştu.   Birkaç gün önce de basınımıza yansıyan bir habere göre MHP yönetiminin, katıldığı bir televizyon programında zamları eleştiren Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy'u, “Parti politikalarına aykırı açıklamalar yaptığı” gerekçesiyle tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk ettiğini, Kayseri Kocasinan Belediye Meclis Üyesi Sedat Kılıç’ın da  milletvekili Ersoy’un partiden ihracına tepki olarak istifa ettiğini öğrendik. Daha sonra ramazan programına katılmak üzere Kayseri’de Deniz Postası TV’ye katılan Sedat Kılıç’ın katılacağı programın bir grup tarafından basıldığını Kılıç’ın ve Proğram yapımcısı gazeteci Azim Deniz’in darp edildiğini, hastanelik hale getirildiklerini üzülerek öğrendik.   İster gününde yapılsın ister erkene alınsın. Her geçen gün oy kaybeden iktidar ve Cumhur İttifak’ı ortağı MHP ile bazen sureti haktan gözükmelerle bazen de gerçekleri inkar ederek huzur ve moral bakımından dibe vurmuş seçmeni kendi yönetiminde olan neredeyse sözlü, görsel, işitsel medyanın yüzde sekseni diyebileceğimiz medyasında ört bas etmeye çalışmakta, demirbaş program katılımcıları ile “Dünya batarken biz başkanımız sayesinde ayaktayız, dünya bizi kıskanıyor, bir beş sene daha tanıyın, dünyanın en büyük ülkesi olacağız” gibi hamasi ve haber yorumları ile ülkeyi daha da geri dönülmez umutsuzlara sürüklemektedirler.   Pazar-market fiyatları ortadadır. Benzin-döviz fiyatları ortadadır. Bu yangını bizzat yaşayan vatandaş yolda belde gördüğü AK Parti iktidarı mensuplarına anlatırken AK Parti mensupları hep birden koro şeklinde öğretilmiş dille yollara bak köprülere bak siyaseti gütmektedir.   İktidar milleti ezen beceriksiz ekonomik politikalarını duymak istememekte, cambaza bak cambaza politik kurnazlığı ile hırsıza hırsız, haksıza haksız, vicdansıza vicdansız deme kültürünü bile yok etmeye çalışmaktadır.  Halkın gösterdiği tepkiler ile zor durumda kendi siyasi kişilerine bile “gerçeği söylememek ve söyletmemek” için kayseri örneğinde olduğu gibi baskı kurabilmekte hatta şiddet uygulayabilmektedir. Adeta bir zamanlar saraya (Padişaha) eleştiri olarak kabul edilen padişahı işaret eder diye  burun, sarayı kasteder diye yıldız, padişahın tahtan indirilişini ifade edebilir diye Mithat Paşa, Kemal Bey,  istibdat, inkılap, tahtakurusu, padişah Abdülhamit Hanı  simgeler diye (0=AH)  kimya işaretleri olan kimya ile ilgili yazı ve kelimelerin yasaklandığı günleri yaşar gibiyiz.   Siyaset milletin sorunlarını dile getirmekse, siyaset milleti aldatmadan millete umut vermekse, milletin sorunlarını halletmekse, siyaset itibarı, inandırıcılığı, umut olma hali  yerle yeksan edilmiş siyasete ve siyasetçiye itibar kazandırmak ise,  aksızlık karşısında susan dilsiz şeytan ise biz inandığımız doğruları her zaman her yerde söyleyeceğiz: bizim toplumumuzda milletin feryadını duymayana zalim, milletin malını çalana ve onu peşkeş çekene hırsız denir.   Çarşı-pazar can yakmakta mübarek günlerde vatandaş bırakın canının çektiği eti, kebabı,  patlıcanı, domatesi, biberi; kuru soğanı bile kullanmaktan imtina etmektedir. Kurtuluş Savaşını yaşamış ve acılarını hala taze tutan bu millet bu iktidardan da bir an önce kurtulmak için seçim gününü beklemekte, bu günlerin, bu pahalılığın, mutsuzluğun, umutsuzluğun, huzursuzluğun müsebbibi iktidar ve küçük ortağı MHP ise  siyasi Ali Cengiz seçim yasaları ile hem milleti hem de haksızlığa itiraz eden tabanlarını bile baskı altına almaya, korku imparatorluğunu büyütmeye çalışmakta, gerçekleri konuşanları baskınlarla, darplarla tehdit etmektedirler.   Cumhur ittifakı üyelerinin antipatik ve gayrihukuki bu davranışlar dibe vurmanın bir göstergesidir. Kendileri de bilmektedir ki halkta karşılıkları yoktur. Varlıklarından ve beceriksiz yönetimlerinden oluşan ekonomik, vicdani, hukuki boşluk hergeçen gün daha da büyümektedir. Klasik bir deyimle Abbas yolcudur. Yolculuğa çıkmadan evvel kaos ve baskı rejimi planlamaktadırlar.
Hatırlarsanız kısa bir süre önce AKP’li 85 milletvekilinin meclise sunduğu torba yasa teklifiyle, ismi belirtilmese dahi şirketlerin güvenilirliği konusunda kamuoyunda ‘tereddüte’ yol açacak nitelikte haberlerin engelleneceği öne sürülmüştü.

Hatırlarsanız kısa bir süre önce AKP’li 85 milletvekilinin meclise sunduğu torba yasa teklifiyle, ismi belirtilmese dahi şirketlerin güvenilirliği konusunda kamuoyunda ‘tereddüte’ yol açacak nitelikte haberlerin engelleneceği öne sürülmüştü.

Torba yasadaki bu maddenin dünyada en fazla devlet ihalesi alan 10 şirket arasına da giren ve Türkiye’de ve en çok vergi affı

Cengiz Holding, Limak Holding, Kalyon Grup, Kolin Holding ve Makyol Grubuna vatandaşların taktığı ve muhalefette kabul gören beşli çete söyleminin kullanılmasının yasaklaması şeklinde yorumlanmasına sebep olmuştu.

 

Birkaç gün önce de basınımıza yansıyan bir habere göre MHP yönetiminin, katıldığı bir televizyon programında zamları eleştiren Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy'u, “Parti politikalarına aykırı açıklamalar yaptığı” gerekçesiyle tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk ettiğini, Kayseri Kocasinan Belediye Meclis Üyesi Sedat Kılıç’ın da  milletvekili Ersoy’un partiden ihracına tepki olarak istifa ettiğini öğrendik.

Daha sonra ramazan programına katılmak üzere Kayseri’de Deniz Postası TV’ye katılan Sedat Kılıç’ın katılacağı programın bir grup tarafından basıldığını Kılıç’ın ve Proğram yapımcısı gazeteci Azim Deniz’in darp edildiğini, hastanelik hale getirildiklerini üzülerek öğrendik.

 

İster gününde yapılsın ister erkene alınsın.

Her geçen gün oy kaybeden iktidar ve Cumhur İttifak’ı ortağı MHP ile bazen sureti haktan gözükmelerle bazen de gerçekleri inkar ederek huzur ve moral bakımından dibe vurmuş seçmeni kendi yönetiminde olan neredeyse sözlü, görsel, işitsel medyanın yüzde sekseni diyebileceğimiz medyasında ört bas etmeye çalışmakta, demirbaş program katılımcıları ile “Dünya batarken biz başkanımız sayesinde ayaktayız, dünya bizi kıskanıyor, bir beş sene daha tanıyın, dünyanın en büyük ülkesi olacağız” gibi hamasi ve haber yorumları ile ülkeyi daha da geri dönülmez umutsuzlara sürüklemektedirler.

 

Pazar-market fiyatları ortadadır.

Benzin-döviz fiyatları ortadadır.

Bu yangını bizzat yaşayan vatandaş yolda belde gördüğü AK Parti iktidarı mensuplarına anlatırken AK Parti mensupları hep birden koro şeklinde öğretilmiş dille yollara bak köprülere bak siyaseti gütmektedir.

 

İktidar milleti ezen beceriksiz ekonomik politikalarını duymak istememekte, cambaza bak cambaza politik kurnazlığı ile hırsıza hırsız, haksıza haksız, vicdansıza vicdansız deme kültürünü bile yok etmeye çalışmaktadır. 

Halkın gösterdiği tepkiler ile zor durumda kendi siyasi kişilerine bile “gerçeği söylememek ve söyletmemek” için kayseri örneğinde olduğu gibi baskı kurabilmekte hatta şiddet uygulayabilmektedir.

Adeta bir zamanlar saraya (Padişaha) eleştiri olarak kabul edilen padişahı işaret eder diye  burun, sarayı kasteder diye yıldız, padişahın tahtan indirilişini ifade edebilir diye Mithat Paşa, Kemal Bey,  istibdat, inkılap, tahtakurusu, padişah Abdülhamit Hanı  simgeler diye (0=AH)  kimya işaretleri olan kimya ile ilgili yazı ve kelimelerin yasaklandığı günleri yaşar gibiyiz.

 

Siyaset milletin sorunlarını dile getirmekse, siyaset milleti aldatmadan millete umut vermekse, milletin sorunlarını halletmekse, siyaset itibarı, inandırıcılığı, umut olma hali  yerle yeksan edilmiş siyasete ve siyasetçiye itibar kazandırmak ise,  aksızlık karşısında susan dilsiz şeytan ise biz inandığımız doğruları her zaman her yerde söyleyeceğiz: bizim toplumumuzda milletin feryadını duymayana zalim, milletin malını çalana ve onu peşkeş çekene hırsız denir.

 

Çarşı-pazar can yakmakta mübarek günlerde vatandaş bırakın canının çektiği eti, kebabı,  patlıcanı, domatesi, biberi; kuru soğanı bile kullanmaktan imtina etmektedir.

Kurtuluş Savaşını yaşamış ve acılarını hala taze tutan bu millet bu iktidardan da bir an önce kurtulmak için seçim gününü beklemekte, bu günlerin, bu pahalılığın, mutsuzluğun, umutsuzluğun, huzursuzluğun müsebbibi iktidar ve küçük ortağı MHP ise  siyasi Ali Cengiz seçim yasaları ile hem milleti hem de haksızlığa itiraz eden tabanlarını bile baskı altına almaya, korku imparatorluğunu büyütmeye çalışmakta, gerçekleri konuşanları baskınlarla, darplarla tehdit etmektedirler.

 

Cumhur ittifakı üyelerinin antipatik ve gayrihukuki bu davranışlar dibe vurmanın bir göstergesidir.

Kendileri de bilmektedir ki halkta karşılıkları yoktur. Varlıklarından ve beceriksiz yönetimlerinden oluşan ekonomik, vicdani, hukuki boşluk hergeçen gün daha da büyümektedir.

Klasik bir deyimle Abbas yolcudur. Yolculuğa çıkmadan evvel kaos ve baskı rejimi planlamaktadırlar.

Afyon HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afyonunsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.