GÜNDEM

DEVA Partisi Sağlık çalışanlarının yanında

 

DEVA Partisi Sağlık çalışanlarının yanında

Bugün Türkiye’de sağlık sisteminin her bileşeninde çok ciddi sorunlar ile karşı karşıyayız.
Bugün Türkiye’de sağlık sisteminin her bileşeninde çok ciddi sorunlar ile karşı karşıyayız. Pandemi süreci ile ortaya çıkan sorunlardan bağımsız olarak, bugün sağlık alanındaki gündem inanılmaz yoğun; bulunamayan ilaçlardan, yapılamayan ameliyatlara; aylar süren muayene bekleme sürelerinden, istifa eden hekimlere; beyin göçünden, sağlıkta şiddete; şehir hastanelerinin durumundan tıp eğitimindeki aksaklıklara varıncaya kadar, her gün gündemimize giren onlarca problemli konu var.   sistemin tüm yükünün sağlık çalışanlarının omuzlarına yüklendiği bir sağlık sisteminin adil ve sürdürülebilir olmadığının farkında olarak, ekonomik koşulları iyileştirilmiş, iş-yaşam dengesi iyi kurulmuş bir sağlık camiası yaratmayı taahhüt ediyoruz.   Artan enflasyonla birlikte, yetersiz maaş ve ek ödemelerdeki belirsizlikler sağlık çalışanlarını hızla yoksulluk sınırına getirmektedir. Mesleğe yeni başlayan pratisyen hekim maaşı yaklaşık 4.900 TL; kıdemli uzman hekim maaşı 5.800 TL net maaş bağlanmaktadır. BAĞ-KUR ve SSK emeklisi hekimlerin aylığı 2.300-4.000 TL civarındadır. Döner sermaye yoluyla kazandıkları gelir ise çoğunlukla düzensizdir ve verilen emeği yansıtmamaktadır. Performans sistemi dengeli bir şeklide tasarlanmadığı için pek çok hekim hastaları etkin şekilde tedavi edememekte; tedavi hizmetlerinin optimizasyonu için getirilen bu sistem, gereksiz tanı,tetkik ve yetersiz tedavi süreleri nedeniyle aslında kamu zararına sebep olmaktadır. Buna karşılık hekimler de emeklerinin karşılığını alamamaktadır.   Emeğinin karşılığında, meslek hayatı boyunca ve emekliliğinde insanca yaşayacak seviyede ve güvencede gelir alamayan hekimler, maaş ve emekli aylığına etki edecek 7200 ek gösterge uygulanması ve Özel Tazminat oranlarının yükseltilmesini (%150 artış) istiyorlar.Özellikle “performans sistemi” mevcut haliyle tedavi kalitesinin ve hasta memnuniyetinin düşmesine sebep olmaktadır. Tedaviyi alanın da verenin de memnun olmadığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Sağlık çalışanlarının maddi olarak önlerini görebildikleri, aileleri için iyi bir gelecek inşa edecek düzeyde, düzenli bir gelire sahip olmalılar.    Hekimlerimiz ,emek ve özverilerinin karşılığını ne maddi ne de manevi olarak alamıyorlar. Son aylarda yaşanan üzücü hadiseler asistan hekimlerin yaşadığı son derece zorlu çalışma şartlarını kamuoyunun gündemine tekrar getirdi. Kanunen ayda 10 nöbetten fazlası yasak. Ve Sağlık Bakanlığı 130 saat üzerinin nöbet parasını ödemiyor. Bazı hastanelerde kadın doğum, kalp cerrahisi, beyin cerrahisi gibi bölümlerde ayda 12-15 kez nöbet tutan asistan hekimler var. Asistan nöbet süreleri 36 saati buluyor.   Genç hekimler mesleklerini coşkuyla, tutkuyla ifa edecekleri, akademik bilgilerini pratiğe dönüştürdükleri bu dönemde psikolojik şiddete ve insanlık dışı çalışma sürelerine maruz kalıyorlar.   Artık Tıp fakültelerinden mezun olan gençler TUS sınavı yerine, yurt dışı fırsatları değerlendirmek için dil sınavlarına hazırlanır oldular.   Hekimlik kutsal bir meslek; bu insanlar çok zor yetişiyor. Hekimlerimizi tükenmişlik ve çaresizlik yüzünden kaybetmemeliyiz. Onları mesleklerinden, memleketinden soğutan koşulları ortadan kaldıracağız.Asistan hekimlerin çalışma koşulları standardize edilmeli, nöbet süresi azami 130 saat ve ertesinde izin olmalı. Çalışma süreleri insan haklarına uygun seviyeye getirilmeli ve denetimi sağlanmalı. Bu konuda DEVA Partisi ve toplumun diğer kesimlerinden gelen tepkiler sonrası Sağlık Bakanlığı bir Genelge yayınlayarak “kanuni nöbet sürelerine riayet edilmesi” hususunu tüm sağlık hizmet kuruluşlarına duyurdu. Ancak keyfi uygulamalar devam ediyor. Bunun denetimi mutlaka sağlanmalı.   Sağlık çalışanlarının maaş ve özlük hakları iş-yaşam kalitesini artıracak şekilde iyileştirilerek, tükenmişliğin ve beyin göçünün önüne geçeceğiz     Salgının ağırlaştırdığı çalışma koşulları, aşındırılan özlük hakları, emeğin karşılığının alınamaması ve sağlıkta şiddet nedeniyle hekimler istifa ve göç etmekte, ya da emekli olmaktadırlar. Son iki yılda Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmaktayken istifa eden hekim sayısı dokuz bin kişiyi aşmıştır.   Son iki yılda üç binden fazla hekim emeğinin karşılığını kendi ülkesinde bulamadığı ve yaşadığı mesleki tatminsizlik nedeniyle yurtdışına gitti. Tıp Fakültelerinden mezun olan genç hekimler artık TUS sınavı yerine yabancı dil sınavına hazırlanmayı tercih etmeye başlamışlardır. Sağlıkta beyin göçü hızla bir ‘halk sağlığı’ sorunu haline geliyor.    Sağlık sistemimizin tamamen tıkanma noktasına gelmesini engellemek için sağlık politikalarının arz talep dengesini kuracak şekilde yeniden yapılandırılması kaçınılmazdır.DEVA Partisi olarak, Atama bekleyen yüzbinlerce sağlıkçının sisteme dahil edilmesini sağlayacak bir işgücü planlaması ile, dengeli iş yükü dağılımı sağlayacağız. Türkiye “Giden Hekimlerin” ülkesi olmayacak.DEVA Partisi olarak ,Sağlık bilimlerinin akademik kadrolarına sadakatli yandaşlar değil, liyakatli bilim insanları yerleştireceğiz.     Sağlıkta şiddet son dönemde sağlık sistemini tehdit eder hale geldi. Sağlık çalışanları son iki yıldır hem COVID-19, hem de şiddet virüsü ile mücadele ediyor.    2021 Mayıs ayında yapılan bir araştırma sağlık çalışanlarının %67sinin şiddete maruz kaldığını gösterdi. 2012-2019 döneminde ALO113’e 92 bine yakın şiddet vakası bildirilmiş. Bu her gün 30 sağlık çalışanı şiddete uğruyor anlamına geliyor. Son dönemde sayıların ve boyutunun arttığı da gözlemleniyor. DEVA Partisi olarak ,Yıllardır süre gelen sağlık çalışanlarını itibarsızlaştırmaya, küçümsemeye varan siyasi dilden vazgeçmek gerekiyor.. DEVA Partisinin en önemli önceliklerinden biri, sağlık çalışanlarının saygınlığını olması gereken düzeye tekrar yerleştirmektir. Bunun için Sağlıkta Şiddet Yasasında revizyona gidip etkin yasal yaptırımlar yoluyla caydırıcılığı sağlayacağız. Şiddetin önüne geçmek için tüm toplumun dahil olduğu toplumsal bir mücadele başlatacağız.             Aile Hekimliği sisteminde yaşanan sorunlar:   1 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimleri Performans Yönetmeliği, ilgili meslek grubu tarafından “Ceza Yönetmeliği” olarak adlandırılmaktadır. Bu yasal düzenleme yoluyla Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının kazançlarının detaylı sağlık taramaları yoluyla arttıracak şekilde yenilendiği duyurulmuş olsa da, gerçekte kronik hastalık takibi için ulaşılması imkansız hedefler konularak kazanç düşürücü ceza katsayısı getirilmiştir. Aynı şekilde, aşılama için konulan gerçekçi olmayan hedefler nedeniyle de pek çok Aile Sağlığı Merkezi çalışanının ek ödeme alması mümkün olmamaktadır.   İlgili meslek kuruluşunun yoğun tepkisi üzerine geri adım atılarak tarama ve takip katsayısı yükseltilmiş olmakla beraber, içerdiği diğer pek çok unsur ile bu yönetmelik, aile hekimliği sistemi içindeki sağlık çalışanlarının motivasyonunu kırmış, zaten halihazırda büyük zorluklar içerisinde icra ettikleri mesleklerinden kopma noktasına getirmiştir. Son dönemde binlerce sağlık çalışanının iş bırakması ve istifa dilekçesi vermesi bu durumun tezahürüdür.   Bu yönetmelik marifetiyle, aile hekimlerinin iş akdi feshi kolaylaştırılmış ve iş güvencesi ortadan kalkmıştır. Sosyal medya paylaşımları yasaklanmış ve ifade özgürlüğü kısıtlanmıştır. Yeni cezalar ve ilave ceza puanları ile kamu idaresinin keyfi uygulamalarının önü açılmıştır. Yeni yönetmelikle; aile hekimliği sistemine kaldıramayacağı kadar çok yük yüklenmiş, temel sağlık hizmetlerinde aksamalar kaçınılmaz hale gelmiştir. Özetle, yeni yönetmelik kamuoyuna yansıtılanın aksine tam bir ‘ceza yönetmeliği’ niteliği taşımaktadır.   DEVA Partisi olarak ,Halkımızın sağlığı için fedakarca çalışan aile hekimliği çalışanlarımızı haklı mücadelelerinde destekliyor; çalışma koşullarının cezalandıran değil, teşvik eden bir yasal zemine dayalı olması gerektiğini ifade ediyoruz. DEVA Partisi olarak,“Ceza Yönetmeliğini” kaldıracağız. Yerine pozitif performansa dayalı bir yasal zemin yaratacağız. İş güvencesini ortadan kaldırmak yerine, iş barışını tesis ederek motivasyonu arttıracağız. Hakedişlerin nüfüsa bağımlılık oranını azaltıp daha adil bir gelir kazanma imkanı sağlayacağız. DEVA Partisi olarak, sistemin tüm yükünün sağlık çalışanlarının omuzlarına yüklendiği bir sağlık sisteminin adil ve sürdürülebilir olmadığının farkında olarak, ekonomik koşulları iyileştirilmiş, iş-yaşam dengesi iyi kurulmuş bir sağlık camiası yaratmayı taahhüt ediyoruz.     MHRS Sistemindeki aksaklıklar ve Hasta Randevu Süreleri   Sağlık Bakanlığı’nın beş dakikaya indirdiği muayene randevu aralığı mantığa ve tıp biliminin temel prensiplerine aykırıdır. Bu bir hekimin günlük mesaisinde 96 hastaya bakması anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği ortalama muayene süresi 20 dakikadır. Hekim hastalık konusunda yeterli veriyi ancak hastanın şikayetini ayrıntılı olarak dinleyerek ve fiziki muayene yaparak elde edebilir. Genel olarak bir hastalığın teşhisi, yüzde 90 hastanın hikayesi ve fizik muayene bulguları ile, yüzde 10 da laboratuvar ve diğer yardımcı tetkikler ile yapılabilir. Hekimlerin beş dakika içerisinde hastanın şikayetini dinleyip, fiziki muayene yapıp, teşhis koyması, reçete düzenlemesi, gerekirse ilave tetkikler için yönlendirme yapması mümkün değildir. Bu durum hastaların etkin şekilde tanı ve tedaviden yoksun kalması anlamına gelecektir. Hekimler için ise bir günde bu kadar fazla sayıda hasta ile ilgilenmek son derece yıpratıcıdır. Sağlıkta şiddete de zemin hazırlamaktadır.   Sağlık Bakanlığı’nın bu kararı son dönemde MHRS üzerinden artan randevuların bazı branşlarda aylar sonrasına verilmesi sebebiyle artan hasta şikayetleri nedeniyle aldığı anlaşılıyor. Diğer pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da palyatif çözümlerle, ‘günü kurtarma’ zihniyetinin devrede olduğu aşikardır,OECD ülkelerine göre kişi başına düşen hekim ve yardımcı sağlık çalışanı sayısında son sıralarda olan ülkemiz, hastaneye başvuruda ise en üst sıralarda yer alıyor. Bu anormal durumu ortadan kaldıracağız.DEVA Partisi olarak ,Arz talep dengesini kuran sağlık politikaları ortaya koyacağız. Hastalar ve hekimler karşı karşıya kalmayacak; sağlıkta şiddet zemin bulamayacak. DEVA Partisi olarak ,Muayene randevu aralığını tıp biliminin öngördüğü uluslararası standartlara getireceğiz. Hekimler doğru tanıyı koymakta zorlanmayacak; tanı ve tedavi kalitesinin artmasıyla sağlık hizmetlerinde verimi azami seviyeye çıkartacağız. DEVA Partsi olarak ,Sağlık çalışanları takviyesi ile hastaların doktora erişimi hızlandıracağız. Ayrıca sevk zinciri mekanizmasını kurarak uzman branşlarda gereksiz yığılmaların önüne geçeceğiz.   Atama Bekleyen Sağlık Meslek mensupları   Türkiye’de kamu ve özel sektörde -hekimler dahil- toplam 1.2 milyon kişi çalışıyor. Bu sayının içerisinde Sağlık Bakanlığı’na bağlı çalışanların sayısı yaklaşık 722 bin kişi. Hekim, diş hekimi, eczacı ve hemşireler çıkarıldığında, 448 bin yardımcı sağlık personeli bulunuyor.   Şu anda 39 değişik branşta, KPSS sınavında yeterlilik almış 740 bin sağlıkçı atama bekliyor. Normal koşullarda Sağlık Bakanlığı yılda iki kez atama yaparken, son bir yıldır bir süreç başlatmadı. 2021 in son aylarında bir miktar atama yapıldı ise de, çok kısıtlı kaldı.   Türkiye’de sağlık hizmetlerinin yaklaşık %80’in kamu tarafından sağlandığı (ve istihdamın %70’ini devletin yaptığı) düşünüldüğünde, bu kadar büyük sayıda sağlıkçının sisteme katılabilmesı gerçekçi görünmüyor. Ayrıca, bahse konu 39 branşın yaklaşık üçte biri için Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmış bir “meslek tanımı” bulunmamaktadır (Örneğin, biyomedikal teknisyen). Yani, bu gençlerin mezun olduktan sonra kamuda çalışmayı seçmesi mümkün değildir.   Bu konuda bir işgücü planlama hatası olduğu aşikardır. Sağlık politikalarının arz-talep dengesini kuracak şekilde yeniden yapılandırılması kaçınılmazdır. DEVA Partisi olarak,İstihdam edilmeyi bekleyen yüzbinlerce sağlıkçının sisteme dahil edilmesini sağlayacak bir işgücü planlaması ile, dengeli iş yükü dağılımı sağlayacağız.
Bugün Türkiye’de sağlık sisteminin her bileşeninde çok ciddi sorunlar ile karşı karşıyayız.

Bugün Türkiye’de sağlık sisteminin her bileşeninde çok ciddi sorunlar ile karşı karşıyayız.

Pandemi süreci ile ortaya çıkan sorunlardan bağımsız olarak, bugün sağlık alanındaki gündem inanılmaz yoğun; bulunamayan ilaçlardan, yapılamayan ameliyatlara; aylar süren muayene bekleme sürelerinden, istifa eden hekimlere; beyin göçünden, sağlıkta şiddete; şehir hastanelerinin durumundan tıp eğitimindeki aksaklıklara varıncaya kadar, her gün gündemimize giren onlarca problemli konu var.

 

sistemin tüm yükünün sağlık çalışanlarının omuzlarına yüklendiği bir sağlık sisteminin adil ve sürdürülebilir olmadığının farkında olarak, ekonomik koşulları iyileştirilmiş, iş-yaşam dengesi iyi kurulmuş bir sağlık camiası yaratmayı taahhüt ediyoruz.

 

Artan enflasyonla birlikte, yetersiz maaş ve ek ödemelerdeki belirsizlikler sağlık çalışanlarını hızla yoksulluk sınırına getirmektedir. Mesleğe yeni başlayan pratisyen hekim maaşı yaklaşık 4.900 TL; kıdemli uzman hekim maaşı 5.800 TL net maaş bağlanmaktadır. BAĞ-KUR ve SSK emeklisi hekimlerin aylığı 2.300-4.000 TL civarındadır. Döner sermaye yoluyla kazandıkları gelir ise çoğunlukla düzensizdir ve verilen emeği yansıtmamaktadır. Performans sistemi dengeli bir şeklide tasarlanmadığı için pek çok hekim hastaları etkin şekilde tedavi edememekte; tedavi hizmetlerinin optimizasyonu için getirilen bu sistem, gereksiz tanı,tetkik ve yetersiz tedavi süreleri nedeniyle aslında kamu zararına sebep olmaktadır. Buna karşılık hekimler de emeklerinin karşılığını alamamaktadır.

 

Emeğinin karşılığında, meslek hayatı boyunca ve emekliliğinde insanca yaşayacak seviyede ve güvencede gelir alamayan hekimler, maaş ve emekli aylığına etki edecek 7200 ek gösterge uygulanması ve Özel Tazminat oranlarının yükseltilmesini (%150 artış) istiyorlar.Özellikle “performans sistemi” mevcut haliyle tedavi kalitesinin ve hasta memnuniyetinin düşmesine sebep olmaktadır. Tedaviyi alanın da verenin de memnun olmadığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Sağlık çalışanlarının maddi olarak önlerini görebildikleri, aileleri için iyi bir gelecek inşa edecek düzeyde, düzenli bir gelire sahip olmalılar. 

 

Hekimlerimiz ,emek ve özverilerinin karşılığını ne maddi ne de manevi olarak alamıyorlar.

Son aylarda yaşanan üzücü hadiseler asistan hekimlerin yaşadığı son derece zorlu çalışma şartlarını kamuoyunun gündemine tekrar getirdi. Kanunen ayda 10 nöbetten fazlası yasak. Ve Sağlık Bakanlığı 130 saat üzerinin nöbet parasını ödemiyor. Bazı hastanelerde kadın doğum, kalp cerrahisi, beyin cerrahisi gibi bölümlerde ayda 12-15 kez nöbet tutan asistan hekimler var. Asistan nöbet süreleri 36 saati buluyor.

 

Genç hekimler mesleklerini coşkuyla, tutkuyla ifa edecekleri, akademik bilgilerini pratiğe dönüştürdükleri bu dönemde psikolojik şiddete ve insanlık dışı çalışma sürelerine maruz kalıyorlar.

 

Artık Tıp fakültelerinden mezun olan gençler TUS sınavı yerine, yurt dışı fırsatları değerlendirmek için dil sınavlarına hazırlanır oldular.

 

Hekimlik kutsal bir meslek; bu insanlar çok zor yetişiyor. Hekimlerimizi tükenmişlik ve çaresizlik yüzünden kaybetmemeliyiz. Onları mesleklerinden, memleketinden soğutan koşulları ortadan kaldıracağız.Asistan hekimlerin çalışma koşulları standardize edilmeli, nöbet süresi azami 130 saat ve ertesinde izin olmalı. Çalışma süreleri insan haklarına uygun seviyeye getirilmeli ve denetimi sağlanmalı. Bu konuda DEVA Partisi ve toplumun diğer kesimlerinden gelen tepkiler sonrası Sağlık Bakanlığı bir Genelge yayınlayarak “kanuni nöbet sürelerine riayet edilmesi” hususunu tüm sağlık hizmet kuruluşlarına duyurdu. Ancak keyfi uygulamalar devam ediyor. Bunun denetimi mutlaka sağlanmalı.

 

Sağlık çalışanlarının maaş ve özlük hakları iş-yaşam kalitesini artıracak şekilde iyileştirilerek, tükenmişliğin ve beyin göçünün önüne geçeceğiz

 

 

Salgının ağırlaştırdığı çalışma koşulları, aşındırılan özlük hakları, emeğin karşılığının alınamaması ve sağlıkta şiddet nedeniyle hekimler istifa ve göç etmekte, ya da emekli olmaktadırlar. Son iki yılda Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmaktayken istifa eden hekim sayısı dokuz bin kişiyi aşmıştır.

 

Son iki yılda üç binden fazla hekim emeğinin karşılığını kendi ülkesinde bulamadığı ve yaşadığı mesleki tatminsizlik nedeniyle yurtdışına gitti. Tıp Fakültelerinden mezun olan genç hekimler artık TUS sınavı yerine yabancı dil sınavına hazırlanmayı tercih etmeye başlamışlardır. Sağlıkta beyin göçü hızla bir ‘halk sağlığı’ sorunu haline geliyor. 

 

Sağlık sistemimizin tamamen tıkanma noktasına gelmesini engellemek için sağlık politikalarının arz talep dengesini kuracak şekilde yeniden yapılandırılması kaçınılmazdır. DEVA Partisi olarak, Atama bekleyen yüzbinlerce sağlıkçının sisteme dahil edilmesini sağlayacak bir işgücü planlaması ile, dengeli iş yükü dağılımı sağlayacağız. Türkiye “Giden Hekimlerin” ülkesi olmayacak. DEVA Partisi olarak ,Sağlık bilimlerinin akademik kadrolarına sadakatli yandaşlar değil, liyakatli bilim insanları yerleştireceğiz.

 

 

Sağlıkta şiddet son dönemde sağlık sistemini tehdit eder hale geldi. Sağlık çalışanları son iki yıldır hem COVID-19, hem de şiddet virüsü ile mücadele ediyor.

 

 2021 Mayıs ayında yapılan bir araştırma sağlık çalışanlarının %67sinin şiddete maruz kaldığını gösterdi. 2012-2019 döneminde ALO113’e 92 bine yakın şiddet vakası bildirilmiş. Bu her gün 30 sağlık çalışanı şiddete uğruyor anlamına geliyor. Son dönemde sayıların ve boyutunun arttığı da gözlemleniyor. DEVA Partisi olarak ,Yıllardır süre gelen sağlık çalışanlarını itibarsızlaştırmaya, küçümsemeye varan siyasi dilden vazgeçmek gerekiyor.. DEVA Partisinin en önemli önceliklerinden biri, sağlık çalışanlarının saygınlığını olması gereken düzeye tekrar yerleştirmektir. Bunun için Sağlıkta Şiddet Yasasında revizyona gidip etkin yasal yaptırımlar yoluyla caydırıcılığı sağlayacağız. Şiddetin önüne geçmek için tüm toplumun dahil olduğu toplumsal bir mücadele başlatacağız.

 

 

 

 

 

 

Aile Hekimliği sisteminde yaşanan sorunlar:

 

1 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimleri Performans Yönetmeliği, ilgili meslek grubu tarafından “Ceza Yönetmeliği” olarak adlandırılmaktadır. Bu yasal düzenleme yoluyla Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının kazançlarının detaylı sağlık taramaları yoluyla arttıracak şekilde yenilendiği duyurulmuş olsa da, gerçekte kronik hastalık takibi için ulaşılması imkansız hedefler konularak kazanç düşürücü ceza katsayısı getirilmiştir. Aynı şekilde, aşılama için konulan gerçekçi olmayan hedefler nedeniyle de pek çok Aile Sağlığı Merkezi çalışanının ek ödeme alması mümkün olmamaktadır.

 

İlgili meslek kuruluşunun yoğun tepkisi üzerine geri adım atılarak tarama ve takip katsayısı yükseltilmiş olmakla beraber, içerdiği diğer pek çok unsur ile bu yönetmelik, aile hekimliği sistemi içindeki sağlık çalışanlarının motivasyonunu kırmış, zaten halihazırda büyük zorluklar içerisinde icra ettikleri mesleklerinden kopma noktasına getirmiştir. Son dönemde binlerce sağlık çalışanının iş bırakması ve istifa dilekçesi vermesi bu durumun tezahürüdür.

 

Bu yönetmelik marifetiyle, aile hekimlerinin iş akdi feshi kolaylaştırılmış ve iş güvencesi ortadan kalkmıştır. Sosyal medya paylaşımları yasaklanmış ve ifade özgürlüğü kısıtlanmıştır. Yeni cezalar ve ilave ceza puanları ile kamu idaresinin keyfi uygulamalarının önü açılmıştır. Yeni yönetmelikle; aile hekimliği sistemine kaldıramayacağı kadar çok yük yüklenmiş, temel sağlık hizmetlerinde aksamalar kaçınılmaz hale gelmiştir. Özetle, yeni yönetmelik kamuoyuna yansıtılanın aksine tam bir ‘ceza yönetmeliği’ niteliği taşımaktadır.

 

DEVA Partisi olarak ,Halkımızın sağlığı için fedakarca çalışan aile hekimliği çalışanlarımızı haklı mücadelelerinde destekliyor; çalışma koşullarının cezalandıran değil, teşvik eden bir yasal zemine dayalı olması gerektiğini ifade ediyoruz. DEVA Partisi olarak,“Ceza Yönetmeliğini” kaldıracağız. Yerine pozitif performansa dayalı bir yasal zemin yaratacağız. İş güvencesini ortadan kaldırmak yerine, iş barışını tesis ederek motivasyonu arttıracağız. Hakedişlerin nüfüsa bağımlılık oranını azaltıp daha adil bir gelir kazanma imkanı sağlayacağız. DEVA Partisi olarak, sistemin tüm yükünün sağlık çalışanlarının omuzlarına yüklendiği bir sağlık sisteminin adil ve sürdürülebilir olmadığının farkında olarak, ekonomik koşulları iyileştirilmiş, iş-yaşam dengesi iyi kurulmuş bir sağlık camiası yaratmayı taahhüt ediyoruz.

 

 

MHRS Sistemindeki aksaklıklar ve Hasta Randevu Süreleri

 

Sağlık Bakanlığı’nın beş dakikaya indirdiği muayene randevu aralığı mantığa ve tıp biliminin temel prensiplerine aykırıdır. Bu bir hekimin günlük mesaisinde 96 hastaya bakması anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği ortalama muayene süresi 20 dakikadır. Hekim hastalık konusunda yeterli veriyi ancak hastanın şikayetini ayrıntılı olarak dinleyerek ve fiziki muayene yaparak elde edebilir. Genel olarak bir hastalığın teşhisi, yüzde 90 hastanın hikayesi ve fizik muayene bulguları ile, yüzde 10 da laboratuvar ve diğer yardımcı tetkikler ile yapılabilir. Hekimlerin beş dakika içerisinde hastanın şikayetini dinleyip, fiziki muayene yapıp, teşhis koyması, reçete düzenlemesi, gerekirse ilave tetkikler için yönlendirme yapması mümkün değildir. Bu durum hastaların etkin şekilde tanı ve tedaviden yoksun kalması anlamına gelecektir. Hekimler için ise bir günde bu kadar fazla sayıda hasta ile ilgilenmek son derece yıpratıcıdır. Sağlıkta şiddete de zemin hazırlamaktadır.

 

Sağlık Bakanlığı’nın bu kararı son dönemde MHRS üzerinden artan randevuların bazı branşlarda aylar sonrasına verilmesi sebebiyle artan hasta şikayetleri nedeniyle aldığı anlaşılıyor. Diğer pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da palyatif çözümlerle, ‘günü kurtarma’ zihniyetinin devrede olduğu aşikardır,OECD ülkelerine göre kişi başına düşen hekim ve yardımcı sağlık çalışanı sayısında son sıralarda olan ülkemiz, hastaneye başvuruda ise en üst sıralarda yer alıyor. Bu anormal durumu ortadan kaldıracağız. DEVA Partisi olarak ,Arz talep dengesini kuran sağlık politikaları ortaya koyacağız. Hastalar ve hekimler karşı karşıya kalmayacak; sağlıkta şiddet zemin bulamayacak. DEVA Partisi olarak ,Muayene randevu aralığını tıp biliminin öngördüğü uluslararası standartlara getireceğiz. Hekimler doğru tanıyı koymakta zorlanmayacak; tanı ve tedavi kalitesinin artmasıyla sağlık hizmetlerinde verimi azami seviyeye çıkartacağız. DEVA Partsi olarak ,Sağlık çalışanları takviyesi ile hastaların doktora erişimi hızlandıracağız. Ayrıca sevk zinciri mekanizmasını kurarak uzman branşlarda gereksiz yığılmaların önüne geçeceğiz.

 

Atama Bekleyen Sağlık Meslek mensupları

 

Türkiye’de kamu ve özel sektörde -hekimler dahil- toplam 1.2 milyon kişi çalışıyor. Bu sayının içerisinde Sağlık Bakanlığı’na bağlı çalışanların sayısı yaklaşık 722 bin kişi. Hekim, diş hekimi, eczacı ve hemşireler çıkarıldığında, 448 bin yardımcı sağlık personeli bulunuyor.

 

Şu anda 39 değişik branşta, KPSS sınavında yeterlilik almış 740 bin sağlıkçı atama bekliyor. Normal koşullarda Sağlık Bakanlığı yılda iki kez atama yaparken, son bir yıldır bir süreç başlatmadı. 2021 in son aylarında bir miktar atama yapıldı ise de, çok kısıtlı kaldı.

 

Türkiye’de sağlık hizmetlerinin yaklaşık %80’in kamu tarafından sağlandığı (ve istihdamın %70’ini devletin yaptığı) düşünüldüğünde, bu kadar büyük sayıda sağlıkçının sisteme katılabilmesı gerçekçi görünmüyor. Ayrıca, bahse konu 39 branşın yaklaşık üçte biri için Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmış bir “meslek tanımı” bulunmamaktadır (Örneğin, biyomedikal teknisyen). Yani, bu gençlerin mezun olduktan sonra kamuda çalışmayı seçmesi mümkün değildir.

 

Bu konuda bir işgücü planlama hatası olduğu aşikardır. Sağlık politikalarının arz-talep dengesini kuracak şekilde yeniden yapılandırılması kaçınılmazdır. DEVA Partisi olarak,İstihdam edilmeyi bekleyen yüzbinlerce sağlıkçının sisteme dahil edilmesini sağlayacak bir işgücü planlaması ile, dengeli iş yükü dağılımı sağlayacağız.

Afyon HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afyonunsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.